10 Eylül 2009 Perşembe

Nas suresi






114-en-NÂS

Nâs, insanlar demektir. Medine'de inmiştir, 6 (altı) âyettir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

1. De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,

2. İnsanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine),

3. İnsanların İlâhına.

4. O sinsi vesvesenin şerrinden,

5. O ki insanların göğüslerine (kötü düşünceler)fısıldar.

6. Gerek cinlerden,gerek insanlardan olan bütün vesvesecilerin şerrinden Allah'a sığınırım!

Felak suresi






113 - el-FELAK

Felak, sabah manasına geldiği gibi yarmak manasına da gelir. Bundan sonra gelen Nâs sûresiyle birlikte ikisine "iki koruyucu" anlamında "muavvizeteyn" denir. Bu sûrelerin şifa maksadıyla okunduğuna dair hadisler vardır. Medine'de inmiştir. 5 (beş) âyettir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

1. De ki:"Ben ağaran sabahın Rabbine sığınırım,

2. Yarattığı şeylerin şerrinden,

3. Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden,

4. Ve düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden ,

5. Ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!

ihlas suresi






112-el-İHLÂS

İhlâs, samimi olmak, dine içtenlikle bağlanmak, esaslarını sırf Allah rızası için uygulamak anlamınadır. Mekke'de inmiştir, 4 (dört) âyettir. İslâm'ın tevhid akîdesinin en özlü ve anlamlı ifadesidir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

1. De ki: O, Allah birdir.

2. Allah sameddir.

3. O, doğurmamış ve doğmamıştır.

4. Onun hiçbir dengi yoktur.

Tebbet suresi






111-TEBBET

Tebbet, "kurusun" manasına bedduadır. Ebu Leheb hakkında inmiştir. Zira o, eziyet etmek kasdıyla Resûlullah'ın yoluna gizlice diken koymuş, bu işte kendisine karısı da yardım etmişti. Sûre, "Mesed sûresi" diye de anılır. Fâtiha sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 5 (beş) âyettir. (Bir rivayete göre Şuarâ sûresinin 124. âyeti gereğince Efendimiz yakın akrabasını çağırarak, onları İslâm'a dâvet etmişti. Amcası Ebû Leheb galiz sözler sarfederek, "Bizi bunun için mi çağırdın?" demişti. Bunun üzerine bu sûre indi.)

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

1. Ebu Leheb'in iki eli kurusun! Kurudu da.

2. Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi.

3. O, alevli bir ateşte yanacak.

4. Odun taşıyıcı olarak karısı da (ateşe girecek).

5. Ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde.

Nasr suresi






110-en-NASR

Nasr, yardım demektir. Sûrede Allah'ın Hz. Peygamber'e yardım ederek fetihlere kavuşturduğu ifade edildiği için bu adı almıştır. Bu sûre, Mekke'nin fethi sırasında inmiş olmakla beraber Medine devrinde yani hicretten sonra indiği için medenî (Medine'de inen) sûrelerdendir. 3 (üç) âyettir. İslâm zaferini haber verir. İbn Ömer'den gelen rivayete göre bu sûre indikten sonra Peygamberimiz seksen gün yaşamıştır.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

1. Allah'ın yardımı ve zaferi geldiği,

2. Ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit ,

3. Rabbine hamdederek O'nu tesbih et ve O'ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.

Kafirun suresi






109-KAFİRUN

Kafirlerden bahseder. Mekke devrinde nazil olmuştur. 6 ayettir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

1. Ey Muhammed! De ki: "Ey kafirler!

2. "Ben sizin taptıklarınıza tapmam."

3. "Benim taptıgıma da sizler tapmazsınız."

4. "Ben de sizin taptığınıza tapacak dağilim."

5. "Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz."

6. "Sizin dininiz size, benim dinim banadır."

Kevser suresi






108-el-KEVSER

Kevser, çok nimet demektir; ayrıca cennette bir havuzun da adıdır. Âdiyât sûresinden sonra Mekke'de inen bu sûre 3 (üç) âyettir. Erkek çocukları yaşamadığı için Peygamberimize müşrikler, nesli kesik manasına "ebter" dediler. Sûrede buna cevap verilmiştir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

1. (Resûlum!) Kuşkusuz biz sana Kevser'i verdik.

2. Şimdi sen Rabbine kulluk et ve kurban kes.

3. Asıl sonu kesik olan, şüphesiz sana hınç besleyendir.

Maun suresi






107-el-MÂÛN

Mâûn, zekât vermek yahut bir şeyi geçici olarak kullanması için birine vermek şeklinde yardım demektir. Âlimlerin çoğuna göre tamamı Mekke'de inmiştir, 7 (yedi) âyettir. Dini yalanlayan, iyilikten uzak duran kimseler hakkında inmiştir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

1. Dini yalanlayanı gördün mü?

2. İşte o, yetimi itip kakar;

3. Yoksulu doyurmaya teşvik etmez;

4. Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,

5. Onlar namazlarını ciddiye almazlar.

6. Onlar gösteriş yapanlardır,

7. Ve hayra da mâni olurlar.

Kureyş suresi






106-KUREYŞ

Kureyş'e cahiliye devrinde verilen bazı imtiyazlardan bahsettiği için bu adı almıştır. Tîn sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 4 (dört) âyettir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

1. Kureyş'e kolaylaştırıldığı,

2. Evet, kış ve yaz seyahatleri onlara kolaylaştırıldığı için ,

3. Onlar, şu evin Rabbine kulluk etsinler,ki,

4. Kendilerini açlıktan doyuran ve her çeşit korkudan emin kıldı.

Fil suresi






105-el-FÎL

Kâbe'yi yıkmak isteyen Ebrehe'nin fillerle hücumunu konu edindiği için bu adı almıştır. Kâfirûn sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 5 (beş) âyettir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

1. Rabbin fil sahiplerine neler etti, görmedin mi?

2. Onların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı?

3. Onların üstüne ebâbil kuşlarını gönderdi.

4. O kuşlar, onların üzerlerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu.

5. Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi.

Hümeze suresi






104-el-HÜMEZE

Hümeze, birini arkasından çekiştirmek, onunla alay etmek, kırmak ve incitmek manalarına gelir. Kıyamet sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 9 (dokuz) âyettir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

1. Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay haline!

2. O ki, toplamış ve onu sayıp durmuştur.

3. (O), malının kendisini ebedî kılacağını zanneder.

4. Hayır! Andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır.

5. Hutame'nin ne olduğunu bilir misin?

6. Allah'ın, tutuşturulmuş ateşidir.

7. (Yandıkça) tırmanıp kalplerin ta üstüne çıkar.

8. O ,onların üzerine kapatılıp kilitlenecektir.

9. (Bu ateşin içinde) uzatılmış sütunlara bağlanmışlar.

Reklam

 

Reklam

120x600